deneme, şiirimsi

SEMELE

İlk Ekim yağmuru düşerken Ankara’ya…

 

Küçük küçük eserken sonbaharın oğlu ve kuru yaprakların çıtırtısında elimden alıp götürdüğü kırmızı son yaprağın ardından öylece bakarken çok aşina bir yerde ve zaman yokken henüz…

 

Sırf, sadece benim olmadığı için vazgeçmeli miyim yanlışlıkla tuttuğum ellerinden?

 İlk merhabada hissedilenden habersizdim desem “Hoşçakal!” derken ve bahaneler uydursam kalmak için…

 

Bana yasaklı olan sen ve senden gelen her şeyi alıp gitsem ve hata yapma hakkımı kullanmak istesem Havva’dan miras kalan ihanetin yüzsüzlüğüne sığınarak… 

 

Yağmur perisi olmasaydı gözyaşını üşüten, rüzgarın da olmayacağını biliyor muydun?

 

Ellerimizi bıraktığımızda ve dostluğu geçtiğimiz ama aşka varamadığımız çok aşina o yerde ve zaman yokken henüz…

 

Talihsiz Semele’yi saygıyla anıyorum ikinci şarap kadehimi bitirirken…

20o9-Ankara

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s