deneme

VE TANRI PETER PAN’İ YARATTI

Varolmayan Şehrin rengarenk gokyuzunde cigliklar atarak uçan; ağaçların tepesinde uyuyan; cozur cozur kızarmış kocaman kuzu butları ve rengarenk tarlılarla dolu yemek masasında arkadaşlarıyla kaşık savaşları yapan; keskin zekası ve kılıcı ile yetişkin kötü erkekleri temsil eden korsanlara meydan okuyan; diğer çocukları koruyan, onlara liderlik yapan hop hop zıp zıp yaramaz bir erkek çocuk... Peter Pan...… Okumaya devam et VE TANRI PETER PAN’İ YARATTI

Reklamlar
deneme, şiirimsi

KENDİSİ GİTTİ

Yılların alıp götürdüğü ne varsa ya da getirdiği hepsi toplanmış ona bakıyordu şimdi karşısındaki adamın gözlerinden... Kanırtarak yüzüne vurduğu şey gerçeğin tam kendisiydi aslında ve kadının “sus” diyecek gücü yoktu...  Kendisi sustu...   Satır aralarını okumaya çalıştı bir umut... Vazgeçti...   “Git” demek çok zor geldi... Kalktı kendisi gitti... 2009-Ankara

deneme, şiirimsi

VAN GOGH SARISI

Kadındı… Aşıktı…   Ve, yeşil gözleri vardı adamın gecenin karanlığına inat. Sarı ne kadar yakışıyorsa van gogh’un resimlerine, yeşilde o kadar yakışıyordu bu aşka… Yastığı kokladı adamın yattığı,ciğerlerine çekti adamı. Daha düne kadar üç kişi sığıyorlardı tek kişilik bu küçücük yatağa. Kadın, adam ve aşkları…   Deniz kabuklarından yapılmış bir kutu ve yazdığı bir kitapla… Okumaya devam et VAN GOGH SARISI

deneme

kırık hayaller kayığı

Denizin ortasında bir kayık… Kayığın içinde üç kadın… Üçünün de adı Kadın… “Kırılmış hayallerini al da gel” dedi Kadın’a diğer Kadın… “Bu gece bir oyun oynayacağız… Kırılan hayallerimizi denize atma oyunu…” “Kürekleri kim çekecek?” “Yakamoz!” Yıllar önce babam anlatmıştı; “Yakamoz ay ışığının suya yansıması değildir küçüğüm” demişti. “Yakamoz ateş böceğinin suda yaşayanıdır. Balıkçı kayıklarına eşlik… Okumaya devam et kırık hayaller kayığı

deneme, şiirimsi

TESADÜFEN

Bir arabanın arka koltuğunda oturmuş herkesin ve her şeyin ne kadar da aynı olduğunu sorgularken belki bininci kez, bana yol gözüküyor yine çok yakın ve çok uzak…   İlk aklıma gelen gitmek olduğum yerden en küçük aksilikte… Üzgün kentler arıyorum ayrılıklar için Ahmet Telli’nin dediği gibi…   Misinaya dizilmiş kehribar taneleri gibi yanından geçtiğim şu… Okumaya devam et TESADÜFEN